COVID-19 döneminde ofis ortamında soluduğumuz havanın kalitesi daha da büyük önem taşımaktadır. Dünya Sağlık Örgütü’nün araştırmasına göre koronavirüs 10 mikrondan daha küçük olduğu için partikülleri havada 40–50 saat arasında asılı kalabilmektedir. İç hava kalitesinin aslında insan sağlığı açısından ne kadar önemli olduğu pandemi döneminde daha da ön plana çıktı. Ofis içinde yapılabilecek küçük değişikliklerle hem çalışanlarınızın sağlığını koruyabilir hem de onlar için daha verimli çalışma ortamları oluşturabilirsiniz.

Ofisteki Hava Kalitesinin Önemi

Öte yandan soluduğumuz havanın kalitesi daha sağlıklı ve verimli çalışma ortamının oluşturulması için hava kalitesinin arttırılması genellikle göz ardı edilen bir konudur. Her ne kadar dışarıda kötü havayı kolaylıkla fark edebilsek de ofis ortamında hoş olmayan kokuları saatlerce çalıştığımız için kanıksıyoruz. ABD merkezli Çevre Koruma Ajansının araştırmasına göre iç ortamlardaki hava kirliliği açık havaya göre 2–5 kat arasında daha yoğun, hatta bazen bu sayı yüz katına kadar bile çıkabilmektedir. Bu yüzden, çalışanların sağlıklı ve verimli bir şekilde işlerine devam edebilmeleri için bu konuda farkındalığın artırılması büyük önem taşımaktadır.

Ofis iç hava kalitesinde yaşanan sorunların temelinde yatan sebep, ofislerde iç hava kalitesi ölçümlerinin düzenli ya da hiç yapılamamasıdır. Ofisteki hava kalitesini olumsuz etkileyen faktörlere baktığımızda; kişi başına düşen alanın düşük olması, değişken hava koşullarından dolayı pencerelerin açılamaması gibi pek çok neden bulunmaktadır. Bu durumda saatlerce solunan düşük kalitedeki hava çalışanlarda yorgunluk, baş ağrısı ve motivasyon düşüklüğüne sebep olmaktadır. Bu yüzden iç ortamlardaki karbondioksit oranı, sıcaklık ve nem gibi verilerin ölçülmesi ofis ortamının iyileştirilmesinde önemli katkılar sağlayacaktır.

İç hava kalitesini etkileyen diğer nedenlerden birisi de dışarıdan gelen kirleticilerdir. Her ne kadar iç hava kalitesini tam anlamıyla ölçebilmek için kapsamlı testlere ihtiyaç duyulsa da hava kirliliğin yüksek olduğu şehirlerde, çalışma koşullarını da olumsuz etkilediği yadsınamaz bir gerçektir. Öte yandan, soğutma ve ısıtma sistemlerinin bakımlarının düzenli olarak yapılmaması binayı dışarıdan gelen zararlı partiküllere karşı daha savunmasız bir hale getirmektedir. Yani, fotokopi makinelerinden ofiste kullanılan temizlik malzemelerine kadar hesap edilmeyen pek çok faktör ofis içindeki hava kalitesini ciddi bir şekilde etkilemektedir.

Çözüm Önerileri

Ofisinizde alacağınız küçük değişiklikler bile iç hava kalitesini önemli ölçüde arttırmanıza yardımcı olacaktır. Bu çözümleri şu şekilde sıralayabiliriz:

· Ofisinizde pencere varsa, hava durumu müsait oldukça sık sık havalandırabilirsiniz. Temiz havanın içeriye girmesi herkese iyi gelecektir. Bununla birlikte, hava sirkülasyonunu düzenli olarak devam ettirebilmek için termostat fanlarını gerektiği şekilde açık konuma getirecek bir ekip üyesi belirleyebilirsiniz.

· Ofisinize bitki alabilirsiniz. Bitkiler, havadaki karbondioksiti absorbe edip havaya oksijen verdiğinden, çalışanlarınız ofis içinde daha rahat nefes alabileceklerdir.

· Ofisinizde dökülen veya sızan herhangi bir yer varsa orayı hemen temizleyin aksi takdirde eşyalarınız küflenebilir ve bu durum çalışanlarınızda alerjik reaksiyona sebep olabilir. Bu yüzden ofisinizdeki iç mekân bağıl nem oranını % 40–60 arasında korumanızda fayda var.

· Ofisinizi temiz tutmanız oldukça önemlidir. Ofisinizi düzenli olarak süpürdüğünüz ve temizlediğiniz takdirde havadaki patojenlerin önüne geçebilirsiniz. ABD merkezli Çevre Koruma ajansına göre bu durum en uygun maliyetli çözümdür. Bu nedenle küf, asbest veya gaz sobası gibi ekipmanlardan kaynaklanan emisyonları iki kez kontrol etmekte fayda var.

· Havalandırıcılarınızın önündeki eşyaları (eğer varsa) çekmeyi deneyin, bu sayede ofisinizde daha düzgün bir hava sirkülasyonu oluşacaktır.

· Havalandırmanızın hava kanalları zamanla tıkanır, bu yüzden periyodik bakımını herkesin sağlığı için ihmal etmeyin. 6–12 ay arasında hava filtrelerinizi mutlaka değiştirmelisiniz. Sorunların erken tespiti, sizi gelecekte şirketinizde karşılaşabileceğiniz olası ek maliyetlerden kurtaracaktır.

· Hava filtrelerinizi MERV-13 veya daha üst modeline yükselttiğiniz takdirde ofis içi hava kalitesini arttırmanız mümkün. Sınırlı bir bütçeye sahipseniz, hava filtrelerinizi düzenli olarak değiştirebilmek için bir plan oluşturabilirsiniz.

· Hava kalitenizi test edebilirsiniz: Doğru araçlar ve teknik destek ile ofisinizdeki havanın sıcaklığından nemine kadar pek çok değişken hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz. Bu sayede, çalışanlarınızın sağlığını korumakla birlikte, şirketinizde daha verimli bir çalışma ortamı oluşturabilirsiniz. İç mekandaki ideal nem oranını koruyabilmek için bağıl nemi ölçen bir cihaz alabilirsiniz.

· Havalandırma sistemleri bu konuda kayda değer çözümler sunsa da daha iyi sonuç alabilmek için havalandırma veya iç hava kalitesini ölçen cihazlar, bina yönetim sistemleri ile entegre edilebilir. Bu sayede şirketinizde enerji ve maliyet tasarrufu da sağlayabilirsiniz.

· Reengen Enerji AI & IoT Platformu ile ofisinizin iç ortam sıcaklığını ve nemini otomatik olarak anlık takip edebilir ve optimum koşullarda tutabilirsiniz. Bu sayede hem ekiplerinizin sağlıklı bir ortamda çalışmasını sağlayabilir hem de operasyonel verimliliklerini artırabilirsiniz.